19 Ocak 2009 Pazartesi

S04B11 - SOMETIMES A GREAT NOTION

dünyaya inildiğinde yaşanan şokun yerini karmaşa ve karamsarlık almıştır. iki tarafın da yaptığı araştırmalarda gezegenin hiçbir yerinde hayat izi yoktur ve her yerde radyasyon izleri mevcuttur. ölçümlere göre "dünya" iki bin yıl önce saldırıya uğramıştır.

anastasia dualla toprakta bulduğu oyuncakları eline alıp ağlamaya başlar, laura roslin de oradaki tek yeşil bitkiyi koparır; laura roslin kontrolü kaybetmek üzeredir. bu sırada kara thrace ile leoben ile zayıf koloni sinyalinin kaynağını aramaya başlar.

adama'nın da isteğiyle gezegenden ayrılırlar. galactica'ya döndüklerinde umutsuzca bekleyen kalabalığa roslin hiçbir şey diyemez ve oradan ayrılır.

starbuck ve leoben'in arayışı sonucunda üzerinde 8757-nc yazan bir parça bulurlar. bu starbuck'ın viperının numarasıdır. gezegende bulunan iskeletlerin arasında caprica-six bir centurion kafası bulur. birinci cylon savaşı dönemi modellerine benzese de yedilinin bilmediği bir türdedir. galactica'da gaius baltar'ın yaptığı incelemede iskeletlerin insanlara değil saylonlara ait olduğu ortaya çıkar. efsanevi on üçüncü kabile bir cylon kolonisidir. tahminlerine göre cylon kolonisinin kendi ürettiği yapay zekalar da onlara isyan etmiş ve ölümcül bir savaş sonucunda tıpkı on iki koloninin akıbeti gibi gezegen yok olmuştur. roslin bu gerçek üzerine iyice şoka girer ve on ikiler meclisine açıklama yapmayı reddeder. william adama bu görevi lee adama'nın üstlenmesini ister.

gezegende bulunan galen tyrol, yıkıntılar arasında bir duvara dokununca iki bin yıl önce dünyadaki halini hatırlar. gezegen bombalanmadan önce kendisine meyve aldığını görür. sonrasında kendine gelince korkuyla yere düşer.

starbuck kendisi ile ilgili gerçeği sorgularken, leoben ona alacağı cevabın hoşuna gitmeyeceğini düşündüğünü söyler. starbuck ısrar eder ve sonunda parçalanmış bir viper karşılarına çıkar. kokpitte sarışın biri oturmaktadır.

leoben korkmuş, şaşkın ve düşkırıklığına uğramış durumdadır. starbuck pilotun künyesini bulur ve üzerinde adının yazılı olduğunu görür. şok ve üzüntüyle leoben'e kim olduğunu sorar ama leoben sorusuna cevap vermez. kendisi ve dünya hakkında yanıldığını söyleyip oradan uzaklaşır.

lee adama, meclise yapacağı konuşma hakkında düşünürken içeri dualla girer ve onu cesaretlendirir. sonrasında lee, onu bir şeyler içmeye davet eder.

samuel anders da gezegende arayış içindedir. sonunda yıkıntılar arasında bir gitar sapı bulur ve mırıldanmaya başlar. mırıldandığı bölüm dörtlünün aktive olmadan önce duyduğu müziğe aittir. anders bu parçayı sevdiği kadın için yazdığını hatırlar. sonrasında tyrol'ün yanına gidip hatırladıklarını paylaştıklarında tory foster da yanlarına gelir ve anders'ın parçayı hepsi için çaldığını söyler. hepsi burada yaşamış ve belli ki saldırıda ölmüştür. anders nasıl olur da on iki koloniye döndüklerini ve insan olduklarına inandıklarını sorgular. hiçbirinin buna cevabı yoktur.

roslin, kanser tedavisini reddetmektedir. adama onunla konuşmaya gittiğinde roslin ağlayarak pythia'nın kehanet kitabını yakmaktadır. ayrıca adama'dan onu yalnız bırakmasını ister. kitap yanarken starbuck da kendi cesedini yakar.

lee adama ve dualla çakırkeyif bir şekilde galactica koridorunda yürümektedir. ikili lee'nin konuşması hakkında şakalaşırken dualla son derece mutlu bir şekilde lee'ye uzun süredir bu kadar eğlenmediğini söyler. daha sonrasında lee'yi öper ancak gülümseyerek kendi koğuşuna gider.

içeride felix gaeta bulunmaktadır ve dualla'nın keyifli haline şaşırır. dualla gülümseyerek çocukluk resimlerine bakar, o sırada gaeta oradan uzaklaşır. gaeta çıkmasını izleyen dualla evlilik yüzüğünü de dolabına koyar ve birden hiç duraksamadan silahını kafasına dayar, ateş eder.

silah sesi üzerine içeri koşan diana seelix ve gaeta, dualla'yı kanlar içinde bulurlar, kimse onu kurtaramaz. morgda lee, olaylara anlam veremeden cesedin başında durmaktadır. yanına gelen adama da ağlar ve sonrasında bir askerden silahını isteyerek hızlı bir şekilde yürümeye başlar.

adama'nın gittiği yer saul tigh'ın ofisidir. silahını dolu bir halde tigh'ın masasının üzerine koyar. ikili karşı karşıya gelir ve adama tigh'ı kışkırtmaya başlar. ellen tigh ile ilişkilerinin sebebi olarak tigh'ın gerçek bir insan olamamasını gösterir. tigh giderek sinirlenirken en sonunda adama karısının ona da asıldığını söyler, tigh çıldırır ve silahını kafasına dayar. adama tigh'ın onu vurması istemektedir. tigh adama'nın esas niyetinin kendisini öldürtmek olduğunu anlar ve duraksar; o sırada adama da diğer silahı kafasına dayar. tigh silahı geri çeker ve adama'nın amacına ortak olmayacağını söyler.

adama yavaş yavaş saul tigh'ın telkinleriyle sakinleşir ve ona çocukluğunda geçen amcasıyla ilgili bir hikaye anlatır. hikayenin ana konusu bir nehri geçmektir.

colonial one'a geçen lee adama kalan insan nüfusu sayısının son rakamı olan 1'i silerken içeri starbuck girer ve ondan dualla'nın ölümünü öğrenir. esas amacı lee'ye "bir şey" söylemektir.
adama geminin kontrol merkezine gelir ve filoya dünya yerine yeni bir ev arayacaklarını açıklar.

dünyanın yüzeyinde d'anna biers yaşadığı düşkırıklığı içinde otururken, saul tigh yanına gelir ve filonun sıçrayacağını haber verir. d'anna dünyada kalıp ölmek istemektedir, zira bu döngünün kaçınılmazlığına artık dayanamamaktadır. tigh onu cesaretlendirir, d'anna ona nasıl asla vazgeçemediğini sorar. tigh da adama'nın öyküsünden alıntı yapar.

daha sonra tigh tek başına deniz kenarında durur. adama'nın nehri geçme fikri aklına gelir ve suya girer. suda ilerledikçe kendi ismini çağıran bir kadın sesi duyar ve bir anda geçmişi hatırlamaya başlar.

geçmişte dünyada tigh patlamalar başlamışken üzerinde bir takım elbiseyle sesin kaynağına doğru koşmaktadır. patlamalar sırasında oluşan yıkıntıların arasında ellen tigh yatmaktadır ve ağır yaralıdır. tigh, ellen'ı oradan çıkarmak ister ama ellen bir problem olmadığını, tekrar birlikte doğacaklarını söyler.


görüsünden tekrar şimdiki zamana dönen saul tigh gerçeği anlar: ellen tigh beşinci cylondur.

Hiç yorum yok: